EVİMİ İSTİLA ETTİLER  

Yazan by: İpek

Yine ne buldun demeyin sakın. Ben bulmuyorum valla, onlar beni buluyor. Daha önce bahsetmiştim. Mutfak camıma kumrular yuva yapmıştı. Şimdi torunlarım var. Ellerinizden öper. Salon ve mutfak balkonuna da kırlangıçlar yuva yaptı. Onlarda maşallah çoğaldılar. En büyük zevkleri balkonuma pislemek.
Hani günlerdir deniliyor ya “Cama, sokağa su koyun, hayvanlar susuz kalmasın.” diye…
İnanın yaptım. Her camda bir tas su ve bir tasta ıslatılmış ekmek var. Yesinler, içsinler diye. Afiyet olsun. Benim sorunum içerdekilerle.
Efendim, beni sakın hayvan düşmanı falan sanmayın. Valla değilim ama evde kedi, köpekte beslemiyorum. Ben karınca besliyorum. Şaşırmayın sakın, basbayağı karınca besliyorum. Bir gün mutfakta karıncaların gezindiğini gördüm. Aman da aman kimler varmış diye onlara biraz ekmek kırığı koydum. Beş dakika sonra kırıntıdan eser yoktu. Bu iş hoşuma gitmişti. Bari yerlere düşen kırıntıları toplarlar diye düşündüm. Mutfak evyesine sürekli biraz kırıntı bırakıp o günlük kışlık erzaklarını toplamalarını sağlıyordum. Bazen de toz şeker döküyordum. Bir gün ev sahibimin hanımı ile mutfakta kahve içerken birden karıncalar dikkatini çekti.” Aman kızım sakın bunları öldürme. Bunlar kırmızı karınca bereket getirir” Dedi. Siyah karıncalar için bir şey demedi. Galiba onlar bereket getirmiyordu. Ben gururla onları beslediğimi söyledim. Yarı şaşkın bir halde “Aferin kızım.”dedi. Ben aferini almıştım ya tam gaz beslemeye devam ettim. Benim karıncalar artık o kadar rahattılar ki sadece mutfakla sınırlı kalmadılar. Evin diğer odalarına da yerleşmeye başladılar. Bu olaydan hoşnut değildim ama iple de bağlanmıyorlardı. Artık arsızlaşmışlardı. Banyo ve tuvaletten sonra yatak odama kadar geldiler. Şimdi onları öldürsem bereket gidecekti. Öldürmesem de ben gidecektim. Olayı şiddete kadar götürdüler. Evime her gelen misafiri ısırıyorlardı. “Allah bu ne?” Diye bağıran arkadaşlarıma “Sakin olun, benim karıncalar onlar. Isırmazdı ama neden şimdi bunu yaptı ablası, halası, teyzesi amcası…” falan demeye başladım.
Hayvan sevgisi de bir yere kadardı. Ucunda bereket olmasa ben gösterirdim onlara… Dua etsinler ki bereket getiriyorlarmış. Artık samimiyeti iyice ilerletmiş birlikte yatmaya başlamıştık. Gece ısırdıklarında “Pardon üzerinize mi yattım.” demeye başladım. Ta ki bir gün buzdolabının kapağını açık unutana dek…
Ben buzdolabında soğuk bir şeyler ararken, telefon çaldı. O arada ellerim dolu olduğu için kapağını kapatmayı unutmuşum. Eee benim buzdolabı açık kalınca öten cinsten değildi. Bunu fırsat bilen karıncalarım istikameti belirlemişlerdi. Bir saat sonra mutfağa geldiğimde inanılmaz manzara ile karşılaştım. Girmedikleri, tadına bakmadıkları, hiç bir şey kalmamıştı. En inanılmazı da şu vakumlu yiyecekleri delip içini oymalarıydı. Ben onları bıçakla bile zor açıyordum. Bizim bereket getiren karıncalar her ne hikmetse bana bereketsizlik getirmişlerdi. Evin kirasını ben ödüyorum. Onlar koloni halde yaşıyorlardı. Utanmadan bir aylık kahvaltımı ve diğer yiyecekleri talan etmişlerdi. Hayvan sevgisi ve beklenen bereket buraya kadardı.
Hemen karınca tozu alıp her tarafa saçtım. Nasıl olsa onlar böyle durumlar için acil kapı çıkışları yaparlardı. Üç gündür onların gitmesini bekliyorum. Onlarda benim gitmemi… Bu savaşı kim kazanır bilemiyorum ama siz siz olun evde karınca beslemeye kalkmayın.

This entry was posted on 11:54 . You can leave a response and follow any responses to this entry through the Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) .

1 yorum

seninkiler 'evcil' karıncaymış..

"Bunlar kırmızı karınca bereket getirir”... eşantiyon olarak da eziyet getirirler..:)

Yorum Gönder